İt Dalaşı – Markus Zusak (Wolfe Brothers #2)

İt Dalaşı – Markus Zusak (Wolfe Brothers #2)

     Dili ağır ve okurken pek çok araştırma yapmamı gerektiren bir roman sonrası, soluklanmak amacıyla başladığım ve daha ilk kitaptan itibaren müptelası olduğum bir seri Wolfe Brothers.

 

     Köpek Düşleri, İt Dalaşı ve Köpekler Ağladığında isimli kitaplardan oluşan üçlemenin başlangıç kitabında Cameron’un yaşadıkları ve rüyaları arasında gidip gelmiş ve onun hayata dair hesaplaşmalarıyla karşılaşmıştık. Üçlemenin ikinci kitabı ilk kitaptaki gibi Cameron’un gözünden anlatılsa da rüyalar yerini Ruben ile olan konuşmalara bırakmış. Bu açıdan kitabın iki ana karakterli olduğunu söylemek mümkün, Cameron ve en yakın abisi Ruben.

 

     Ruben’in, ablası Sarah’nın yaşadığı terk ediliş sonrası girdiği kavga, hayatta bir yer edinmeye çalışan iki kardeşi hayal bile edemeyecekleri bir dünyanın içine sürüklüyor yani gizli boks ringlerine. Ruben bu karanlık dünyanın tanınan ve sevilen ismi olup, fikstüre birinci sıradan girerken, peşinden sürüklediği Cameron bir kez daha kendine yer edinememekle karşı karşıya kalıyor. En baştan beri hayatta bir yer edinme çabası içinde olan Cameron yenileceğini bildiği boks maçlarında kan revan içinde kendi başarısızlığı ile mücadele ederken bir yandan da Ruben’ın başarısına tanıklık ediyor.

 

     İlk kitapta her bölüm bir yaşanmış olay ve ardından Cameron’un gördüğü rüya ya da kabuslar şeklinde ilerliyordu ve bu kurgu beni fazlasıyla mutlu etmişti. İt Dalaşı’nda yer alan 16 bölümde iki kardeşin yaşadıkları bir gün ve ardından uyku öncesi yaptıkları kısa sohbetler yer alıyor. Sohbetleri başlayan kişi genellikle Cameron ve bu sohbetler iki kardeşin hayattaki yerlerine ve bakış açılarına dair önemli mesajlar içeriyor. Ruben’ı yakından tanıma fırsatı buluyoruz diyebiliriz ikinci kitap için.

 

     Bir gençlik romanı olsa da ben serideki iç hesaplaşmalardan her yaştaki okuyucunun kendinden bir şeyler bulacağını düşünüyorum. Özellikle Cameron’un kaybedeceğini bile bile çıktığı ringlerdeki kararlı duruşu ve devam etmek adına yarattığı motivasyon gözden kaçırılacak gibi değil. Aile olmak ve aile olmanın gerektirdiği şekilde davranmak adına kitapta bir çok iç ısıtan vurgu var.

 

     Yer altı boks ringlerinin kanlı zeminlerinde kendilerine bir yer edinmeye çalışan, rakipleri kadar kendi kaderlerini yazmakla da mücadele eden iki kardeşin hikayesini soluksuz okuyacağınızdan eminim. Seri konu ve karakter bağımlı gittiği için sıralama takip ederek okumanızı tavsiye ediyorum.

 

Serinin ilk kitabı olan Köpek Düşleri yorumum için tıklayınız.
Ayın Yazarı Markus Zusak yayınını okumak için tıklayınız.

Yayınlanma Tarihi: 15 Nisan 2019
Etiketler:

kitap mimarı, kitap yorumu, kitap tavsiyesi, markus zusak, it dalaşı, köpek düşleri, köpekler ağladığında, seri kitap, wolfe brothers, martı yayınları

Bunlara da Gözatın

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig

     Biyografi türünün ustası olarak kabul edilen Stefan Zweig’in dünyaca kabul görmüş ve geniş okuyucu kitlelerine ulaşan &o

Bir Kuzey Macerası – Jack London

Bir Kuzey Macerası – Jack London

     Jack London’ın, roman, öykü ve deneme derlemelerinden oluşan Kurdun Oğlu kitabında yer alan Bir Kuzey Macerası

Machiavelli’nin Bahçesi – Büyük Yazarlardan Bahçe Kılavuzu

Machiavelli’nin Bahçesi – Büyük Yazarlardan Bahçe Kılavuzu

     Can Yayınları’nın Kırkmerak dizisinde; Kafka’nın Çorbası ve Sartre’in Lavabosu