Efsuncu Baba – Hüseyin Rahmi Gürpınar



     Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Türk Edebiyatı Klasikleri Serisi’nin 3. Kitabı olan Efsuncu Baba , edebiyatımızın en önemli isimlerinden birine yani Hüseyin Rahmi Gürpınar’a ait.
     İlk olarak 1924 yılında okuyucularla buluşan Efsuncu Baba; 2018 yılında, Engin Kılıç tarafından günümüz Türkçesi ile sadeleştirilmiş.
     Sadeleştirilmiş metni, oldukça anlaşılır ve açıklayıcı dipnotlarla desteklediği için Engin Kılıç’ın çalışmasına Efsuncu Baba’yı bir yüz yıl daha ölümsüz kılmak diyebiliriz.

     Hüseyin Rahmi Gürpınar, yaşadığı dönemdeki hayat şartlarını ve insanları mizahi bir dille eleştirirken ortaya o kadar başarılı eserler çıkartmış ki yaşı yüze yaklaşan kitapları hala daha beğeniyle okunuyor ve unutulmazlar arasında yer alıyor. Günümüzde basılan kitapların değil 100, 10 sene sonrasını bile göremiyor olduğunu düşünürsek, geçmişten günümüze gelen bu edebi hazineye gereken özeni her okuyucu gösterir diye umut ediyorum.

     Efsuncu Baba’da günlük işlerini bile çeşitli hurafelerle yapan bir adamın hikayesi mizahi bir dille ele alınmış. Adımlarını bile yıldıznamelere bakarak atan bu budala adamın yolu define arayışındayken Kirkor ve Agop isimli iki adamla karşılaşıyor. Karşısında insan görünümlü iki melek bulmayı bekleyen Efsuncu Baba’nın, Kirkor ve Agop’u peşine takıp definenin tılsımını bozmak için atıldığı macerayı gülümsemeden okuyabilmeniz mümkün değil! Yazar, Agop ve Kirkor arasındaki konuşmaları o kadar mizahla bezemiş ki sık sık kitabı okumaya ara vermek zorunda kaldım. Geçmişte okuduğum kitapları gözden geçirince bu kadar güldüğüm başka bir kitap daha aklıma gelmiyor. İşte burada da Hüseyin Rahmi’nin mizahı edebiyatla yoğurmasındaki ustalık karşımıza çıkıyor.

“Güya bütün insanlık yalanı, dolanı ortadan kovarak adalet ve hakikati en saygın makama geçirmek için uğraşıyor. Maazallah böyle bir felaket gerçekleşirse hep siyasetler, ticaretler, işlemler durur. Bütün dünya altüst olur. En akıllılarımız her gün aldanıyorlar. En akılsızlarımız her gün aldatıyorlar. Hepimiz daima aldanıyoruz, fakat fırsat düştükçe aldatıyoruz. Bu suretle geçim dengesini biraz düzeltebiliyoruz… Aldanıp da aldatamayanla… İşte aç kalan güruh bu zavallılardır.” diyor Hüseyin Rahmi, Efsuncu Baba’nın son bölümünde. Günümüzde hala daha doğruluğunu koruyan bu gözlem yazarın yaşadığı çağın ötesinde bir insan olduğunu göstermiyor mu?

Kitabı okuyanlar en az Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın eleştirileri ve eserleri gibi Efsuncu Baba’ların da yıllara meydan okuduğunu ve ölümsüz olduğuna dikkat etmiştir. Ne yazık ki hala daha etrafımız hurafeler, büyü ve tılsımlara bel bağlayanlarla dolu. Demek ki ne kadar uğraşırsak uğraşalım cehalet bataklığını tam olarak kurutabilmiş değiliz.

İnsanların cehaletiyle savaşmakta tek başına kitaplar yeterli olur mu bilemiyorum ama yüzünüzde koca bir gülümsemeyle Türk Edebiyatı keyfi yapmak istiyorsanız eğer Efsuncu Baba’ya kitaplığınızda yer verseniz çok iyi olur.

Etiketler: kitap yorumu, kitap mimarı, hüseyin rahmi gürpınar, efsuncu baba, türk edebiyatı, iş bankası kültür yayınları, türk edebiyatı klasikleri serisi

BUNLARA DA BİR GÖZ ATIN

Bize Bıraktığın Sözler – Brooke & Keith Desserich

     Brooke ve Keith Desserich çifti iki kızıyla beraber sıradan bir hayat yaşarken, 6 yaşındaki kızları Elena’nın beyin kanse

Che İntihar Etti – Petros Markaris

     İstanbul doğumlu Yunan yazar Petros Markaris’in, polisiye türünde kaleme aldığı Kostas Haritos Serisi’nin 3. kitabı

Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum - Dr. Serkan Karaismailoğlu

            Son yıllarda tıp dünyasında yaşanan en çarpıcı ve günlük hayatımızı en çok etkileyen buluş,



TÜM KATEGORİLER